By A Web Design

27-04-2019
Kurtarıcı Atatürk
Kurtarıcı Atatürk

Atatürk gerçekten büyük adam. Büyük asker, büyük devlet adamı, büyük siyasetçi... En önemlisi de büyük kurtarıcı.

Read more
15-07-2018
Sardalyanın tenakuzu
Sardalyanın tenakuzu

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar Karadeniz’in Batı kıyılarında bir sardalya yaşarmış. Kendini uyanık sanar ve büyük hedefler peşinde koşarmış. 

Read more
19-10-2017
Halaybaşına ayak uyduramayanlar

Herkes halaybaşı olamaz. Usulü, erkanı vardır.

Read more
15-08-2017
Tuzak

Yem John Dündar'dı. Biz balıkları oltaya çekmek için kancaya takılmıştı. Yeteri kadar balık oltaya gelince, sahibi geldi ve yemi tekrar kullanmak için aldı götürdü. Şimdi kancada yemin yem haline getirdiği solcu...

Read more
20-07-2017
Kazan ölmedi, ikinciye hamile

'Müslüman bir sokulduğu delikten ikinciye sokulmaz' diye meşhur bir deyiş vardır.

Read more
16-07-2017
Su uyurken

Hayatımıza anlam katan değerlerin sınava tabi tutulduğu o meşum gece, binlerce hikaye yaşandı.

Read more
28-06-2017
Adalet değil atalet yürüyüşü

Son günlerin modası oldu, 'adalet arayışı ya da yürüyüşü'. Ama eylemlerde aranan, istenen şeyin adalet değil 'atalet' olduğu dikkat çekici.

Read more
15-06-2017
Açık büfe dindarlık

Burası nezih bir ortam. Leziz yemeklerin olduğu açık büfesinde yok yok. Her damak tadına uygun ilahi yemekler sıra sıra. Sınırsız çeşit ve seçenek, göz alabildiğine nefaset... 

Read more
17-04-2017
Şişman kedi sendromu
Şişman kedi sendromu

Tabiri Ardan Zentürk'ün yazısında görünce nicedir ilişkilendiremediğim bağlantıları yerine oturttum.

Read more
12-04-2017
Evet ama yetmez
Evet ama yetmez

'Yetmez ama evet' demek; kolaycılığı, yalapşap işçiliği gösterir. Başlık ise sürecin devam etmesinin gerekliliğini...

Read more
30-11-2016
Adamlık
Adamlık

Adam gibi ya da madam gibi adam... 

Read more
04-11-2016
Baş-kan, baş-han...
Baş-kan, baş-han...

Kuracağımız sistemin ismini yarışma sonucu referandumla belirlemeli(!); seçim tarihleri, meclis için 23 Nisan, hükümet için 29 Ekim tarihleri olmalıdır.

Read more
16-07-2016
İblis'in militanları
İblis'in militanları

Şimdi bu güzel memlekette yaşamanın bedelini ödeme vakti. Eğer biz ödemez, faturayı torunlarımıza bırakırsak, onların neler yaşayacağını görmek için komşu ülkelere bakmamız yeterli.

Read more
30-07-2013
Sana darbenin yolları, bana kurşunlar
Sana darbenin yolları, bana kurşunlar

Her tezin bir antitezi, her etkinin bir tepkisi vardır. Etki yoksa tepki de yoktur. 

Read more
17-06-2013
Uslu dur! Ağzına biber gazı sürerim
Uslu dur! Ağzına biber gazı sürerim

Son günlerin trendi ve oldukça rağbet gören kokteyli, biber gazını tatmayan kalmamıştır. Sürekli uslu durmaya...

Read more
01-03-2013
Tüketirken tükenmeyelim
Tüketirken tükenmeyelim

İnsan, ihtiyaçları sonsuz, talepleri sınırsız varlıktır. Buna mukabil, kaynakların kıt, üretimin sınırlı olması, çatışmayı kaçınılmaz kılmaktadır.

Read more
01-01-2013
Zamanı tüketmek
Zamanı tüketmek

Zaman ne enteresan kavram değil mi? Durdurulamaz, geri alınamaz. Ama yavaşlatılabilir ya da hızlandırılabilir.

Read more
03-12-2012
İnsanın insanda hakkı varmış
İnsanın insanda hakkı varmış

İlk insandan bugüne, şekli değişse de özünü koruyan, bilinçli ya da içgüdüsel davranışlar vardır. 

Read more
01-10-2012
Muhalefet ya da muhalife muhalefet
Muhalefet ya da muhalife muhalefet

Bencillik, insanın doğuştan gelen bir özelliği. Bireyler arasında sirayet ettiği için bir tür sosyal hastalık denilebilir.

Read more
03-09-2012
Barış Eylül'de gel!
Barış Eylül'de gel!

Barış, sihirli bir sözcüktür. Nereden ve nasıl baktığınıza bağlı olarak anlam değiştiren, içi boşaltılmış büyülü bir kavram. Ya da keser gibi tutanın kendine yonttuğu bir araç.

Read more

Baş-kan, baş-han...

 

Başkanlık tartışması memleket meselesi. Fikri olmayanın adamdan sayılmadığı, akıl vermenin ücretsiz olduğundan hareketle topa girmek farz oldu.

Tartışma iki sistem üzerinde yürüyor. Başkanlık ve parlamenter tesmiye edilen içi boş, miyadını doldurmuş kavramlar münakaşayı kavgaya çeviriyor. Ortada fol yok yumurta yok, koca koca titr sahipleri birbirine giriyor. Kimse kimseyi dinlemiyor, çok bağıranın haklı olduğunu sanıyorlar.

Tarih boyunca devletler kurulmuş, kimi büyümüş kimi doğumda ömrünü tamamlayıp yıkılmıştır. Toplumlar yaşadığı çağa uyum sağlayarak, evrilerek, yeniden doğup gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Aslolan halktır. Bugüne ulaşan sistem ya da rejim olmamıştır. O halde miyadını dolduran kavramlar ve rejimler üzerinde tartışmak yerine maç izlemek daha akıllıcadır.

Devlet kurumu adalet üzerine bina edilir. Temeli ne kadar sağlam olursa ömrü o kadar uzun olur nokta. İnsanoğlunun olduğu yerde hiç bir sistem ölümsüz değildir. Yaşanılan çağa uygun kelimeler kullanmak, sistemler benimsemek, ihtiyaca uygun kurumlar oluşturmak şarttır. Geçmişe takılıp kalmak gericiliğin kelime anlamıdır. 

Kuvvetlerin ayrı olmasını önceleyen modern sistemlerde, meşruiyetlerini sağlayan iki ayak vardır. Bunlar seçim sistemi ve denge-denetim mekanizmalarıdır. Adil anayasa üzerine, objektif kriterler kullanılarak inşa edilen bu ayakların ismi değil işlevi önemlidir. Monarşi, cumhuriyet ya da herhangi bir sistemin iyi çalışabilmesi için temelinin sağlam ve konsensüsle atılması gerekir.

Kollar sıvanınca ilk iş seçim sisteminin çağa uygun yenilenmesi olmalıdır. Siyasi partiler, yönetim ve denetimin asli unsurları olarak, kurumsal yönden güçlendirilmeli, demokrasi önce buralara getirilmelidir. Devamında, yönetimi oluşturacak kurumların içerikleri ve ilişkileri, ihtiyaca binaen belirlenmeli, sınırları kalın çizgilerle çekilmelidir.

Tam katılımlı demokrasilerin olmazsa olmazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarıdır. Dar bölge yöntemiyle seçilen meclis, STK'lar aracılığıyla denetlenen vekiller sistemin temeli olmalıdır. Hükümetin belli bir süre için doğrudan halk tarafından seçilmesi, meclisin denge-denetiminde olması, güvenoyu ya da koalisyon gibi kavramların arşive kaldırılması gerekir. Yargı sisteminin toplum adına karar verdiğinden bahisle; meclis denetiminin olması, kendi içinde hiyerarşi ve denge mekanizmasının kurulması, üst yapının meclisin önerisi ve hükümetin atamasıyla gerçekleşmesi çağa uygundur. Meclis yalnızca yasa yapar ve sistemin bu yasa çerçevesinde yürütülmesini denetler. Hükümet, yasalar çerçevesinde yürütmeyi sağlar ve bu yetkisini kimseyle paylaşmaz. Her üç kuvvet toplum adına görev yaptıklarını unutmamalı, alan tacizinde bulunmamalı, aralarına kalın çizgiler çekmelidir.

Kuracağımız sistemin ismi yarışma sonucu referandumla belirlenmelidir(!). Sandığın, meclis için 23 Nisan 2020, hükümet için 29 Ekim 2018 tarihlerinde ve beş yıllık periyotlarla kurulması anlamlı olacaktır. Tarihimizin kilometre taşlarının unutulmaması sağlanmalıdır. Bugüne kadar onlarca devlet kurmuş ve yıkmış bir milletin ahvadı olarak, kültürümüzü erozyona uğratmadan yaşatmak, yeni kuracağımız sistemin ömrünü tayin edecektir.

 

5 Kasım 2016 - 01:30

Joomla Templates by Joomla51.com