By A Web Design

15-07-2018
Sardalyanın tenakuzu
Sardalyanın tenakuzu

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar Karadeniz’in Batı kıyılarında bir sardalya yaşarmış. Kendini uyanık sanar ve büyük hedefler peşinde koşarmış. 

Read more
19-10-2017
Halaybaşına ayak uyduramayanlar

Herkes halaybaşı olamaz. Usulü, erkanı vardır.

Read more
15-08-2017
Tuzak

Yem John Dündar'dı. Biz balıkları oltaya çekmek için kancaya takılmıştı. Yeteri kadar balık oltaya gelince, sahibi geldi ve yemi tekrar kullanmak için aldı götürdü. Şimdi kancada yemin yem haline getirdiği solcu...

Read more
20-07-2017
Kazan ölmedi, ikinciye hamile

'Müslüman bir sokulduğu delikten ikinciye sokulmaz' diye meşhur bir deyiş vardır.

Read more
16-07-2017
Su uyurken

Hayatımıza anlam katan değerlerin sınava tabi tutulduğu o meşum gece, binlerce hikaye yaşandı.

Read more
28-06-2017
Adalet değil atalet yürüyüşü

Son günlerin modası oldu, 'adalet arayışı ya da yürüyüşü'. Ama eylemlerde aranan, istenen şeyin adalet değil 'atalet' olduğu dikkat çekici.

Read more
15-06-2017
Açık büfe dindarlık

Burası nezih bir ortam. Leziz yemeklerin olduğu açık büfesinde yok yok. Her damak tadına uygun ilahi yemekler sıra sıra. Sınırsız çeşit ve seçenek, göz alabildiğine nefaset... 

Read more
17-04-2017
Şişman kedi sendromu
Şişman kedi sendromu

Tabiri Ardan Zentürk'ün yazısında görünce nicedir ilişkilendiremediğim bağlantıları yerine oturttum.

Read more
12-04-2017
Evet ama yetmez
Evet ama yetmez

'Yetmez ama evet' demek; kolaycılığı, yalapşap işçiliği gösterir. Başlık ise sürecin devam etmesinin gerekliliğini...

Read more
30-11-2016
Adamlık
Adamlık

Adam gibi ya da madam gibi adam... 

Read more
04-11-2016
Baş-kan, baş-han...
Baş-kan, baş-han...

Kuracağımız sistemin ismini yarışma sonucu referandumla belirlemeli(!); seçim tarihleri, meclis için 23 Nisan, hükümet için 29 Ekim tarihleri olmalıdır.

Read more
16-07-2016
İblis'in militanları
İblis'in militanları

Şimdi bu güzel memlekette yaşamanın bedelini ödeme vakti. Eğer biz ödemez, faturayı torunlarımıza bırakırsak, onların neler yaşayacağını görmek için komşu ülkelere bakmamız yeterli.

Read more
30-07-2013
Sana darbenin yolları, bana kurşunlar
Sana darbenin yolları, bana kurşunlar

Her tezin bir antitezi, her etkinin bir tepkisi vardır. Etki yoksa tepki de yoktur. 

Read more
17-06-2013
Uslu dur! Ağzına biber gazı sürerim
Uslu dur! Ağzına biber gazı sürerim

Son günlerin trendi ve oldukça rağbet gören kokteyli, biber gazını tatmayan kalmamıştır. Sürekli uslu durmaya...

Read more
01-03-2013
Tüketirken tükenmeyelim
Tüketirken tükenmeyelim

İnsan, ihtiyaçları sonsuz, talepleri sınırsız varlıktır. Buna mukabil, kaynakların kıt, üretimin sınırlı olması, çatışmayı kaçınılmaz kılmaktadır.

Read more
01-01-2013
Zamanı tüketmek
Zamanı tüketmek

Zaman ne enteresan kavram değil mi? Durdurulamaz, geri alınamaz. Ama yavaşlatılabilir ya da hızlandırılabilir.

Read more
03-12-2012
İnsanın insanda hakkı varmış
İnsanın insanda hakkı varmış

İlk insandan bugüne, şekli değişse de özünü koruyan, bilinçli ya da içgüdüsel davranışlar vardır. 

Read more
01-10-2012
Muhalefet ya da muhalife muhalefet
Muhalefet ya da muhalife muhalefet

Bencillik, insanın doğuştan gelen bir özelliği. Bireyler arasında sirayet ettiği için bir tür sosyal hastalık denilebilir.

Read more
03-09-2012
Barış Eylül'de gel!
Barış Eylül'de gel!

Barış, sihirli bir sözcüktür. Nereden ve nasıl baktığınıza bağlı olarak anlam değiştiren, içi boşaltılmış büyülü bir kavram. Ya da keser gibi tutanın kendine yonttuğu bir araç.

Read more

Sardalyanın tenakuzu

 

 

 

 

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar Karadeniz’in Batı kıyılarında bir sardalya yaşarmış. Kendini uyanık sanar ve büyük hedefler peşinde koşarmış. 

 

Kendinden büyük balık gördüğünde kıskancından çatlarmış. Palamuta özenip kendini şişirmeye çalışır, lüfer gördüğünde daha lezzetli olduğuna inanırmış. O kadar kibirliymiş ki adını 'Herkül' koymuş. 

 

Sardalyanın okyanusta ne işi var demeyin. Açık denizleri, okyanusları hayal eder, günün birinde buraların efendisi olmayı düşlermiş. İdeali uğruna herkesle işbirliği yaparmış. Köpekbalıklarıyla ortaklık kurmayı göze alacak kadar gözü karaymış. 

 

Yaşadığı yer dar gelmeye başlamış. Marmara’yı, Ege’yi derken Akdeniz’i dolaşmış. Oradan okyanusa açılmış. Takipçileri çoğaldıkça racon kesmeye başlamış. 'Efendi' lakaplı katil balinayla arkadaş olmuş. O günden sonra tutulmaz olmuş.

 

Efendi hiç doymuyor ve okyanusun abisi. Dişinden küçük Herkül'ü yemeyecek kadar açgözlü. Sardalya sürüsü için kullanışlı aptala ihtiyacı var. Herkül ise Efendi'nin artığından kendi hemcinsleri için cennet vaat eden bir uyanık. Çıkarları ortak ve çok iyi arkadaşlar. 

 

Gel zaman git zaman Efendi, semirmesi için Herkül'ü sürekli beslemiş. Kimseye yem etmemiş. Nice sazanlar, palamutlar, torikler, lüferler iyice yağlanan ve büyüyen bu sardalyayı yiyebilmek için birbirleriyle yarışmışlar. Koca koca balıklar küçücük sardalyayı mideye indirememişler. Kimisi hayata küsüp küçük denizlere kaçmış, kimisi Efendi'ye lokma olmuş.

 

Yediği önünde yemediği arkasında Herkül, sahte cennet vaatleriyle sürüsünü büyülemenin, takipçilerini fedaiye dönüştürmenin uzmanı olmuş. 'Okyanus büyük, orada boğuluruz' diyenlere 'korkmayın ben daha büyüğüm, kimse yanıma yaklaşamaz' diye telkinler vermiş. Göz önündeki balıkları hizmetine alarak diğer sardalyaları ve bilumum açgözlü sazanları peşine takmış. 

 

Okyanusta köşe bucak sardalya resifleri oluşmuş. Sardalyalar 'Buralarda bizim borumuz öter' diye hava atmaya hatta daha ileri gidip büyük balıklara kafa tutmaya, onları haraca kesmeye başlamışlar. İstedikleri olmazsa piranaya dönüşüyor, hedeflerini parça pinçik ediyorlarmış. Efendileri arkalarında olduğu müddetçe kimselerin onlara dokunmayacağını düşünüyorlarmış.

 

Koca koca balıklar toplantı üzerine toplantı yapıyor, plan üzerine plan kuruyor ama sardalya sürüsüne çare bulamıyormuş. Haraç ödemeyen torikler, uskumrular sardalyalara yem oluyormuş. Koskoca orkinos bile Herkül'ün hizmetine girmiş. Bunu gören diğer balıklar Herkül'ün her istediğine boyun eğmeye başlamış. Okyanustan güç alan Herkül, küçük denizleri tahakkümü altına almış, istediği gibi at oynatma başlamış. 

 

Bir gün uzun boylu bir hamsi çıkmış. Boyuna posuna bakmadan, tek başına sardalya sürüsüne dalmış. Önüne geleni altına almış ve nisbeten küçük bu sürüyü perişan etmiş. İnlerine çökmüş, Karadeniz’i Marmara’yı temizlemiş. Yakaladığını denizin dibine gömmüş, kaçanlar Ege’nin batısına, Akdeniz’in kuzeyine kaçıp canlarını kurtarmış. Bunu gören Herkül diğer sürülerini hamsinin üzerine salmış. Uzun boylu hamsi yanına kendisi gibi cengaver yoldaşlarını almış, piranalaşmış sardalya sürüsünü darmadağın etmişler.

 

Herkül korkuyla Efendi'den yardım istemiş. Efendi ne kadar katil sürüsü, it-kopuk varsa hamsinin üzerine salmış. Bütün hamsiler uzun boylu hamsinin yanında durmuş, gelen her tehlikeyi savuşturmuş. Büyük yaralar açılmış ama uzun hamsi yenilmemiş. İçerden hamsi görünümlü sardalyalar, dışarıdan köpekbalıkları, piranalar, envai çeşit katil balıklar bir olmuş hamsi sürüsüne galebe çalamamış. 

 

 

Hamsiler, birlikte olunca hiç bir gücün kendilerini yenemeyeceğini görmüşler. O günden sonra da gidecek yerlerinin olmadığını anlamış ve resiflerini ölümüne savunmaya and içmişler.

Joomla Templates by Joomla51.com