By A Web Design

Tuzak

Yem John Dündar'dı. Biz balıkları oltaya çekmek için kancaya takılmıştı. Yeteri kadar balık oltaya gelince, sahibi geldi ve yemi tekrar kullanmak için aldı götürdü.

Şimdi kancada yemin yem haline getirdiği solcu milletvekili var. Bu biraz büyükçe ve daha büyük balık için şimdilik kancada. Etrafında çok balık var ama asıl hedefi en büyüğü tuzağa düşürmek için orta halli bir balığı kancaya geçirmek.

Son günlerdeki konuşmalar klaket şaklamasına benziyor. Senaryo gerçekleşirse hedefteki büyük balık tuzağa düşmüş demektir. Maalesef büyük balık Türkiye oluyor. 

Gizli servislerin, gizemli örgütlerin bir takım illegal işlerini legal kılıflar altında yaptığını herkes bilir. Bu anlamda tüm insani kuruluşlar töhmet altındadır. Hain emeller yapılırken görmesi gerekenler göremez ama masum toplantılar faş edilir. Tıpkı Roboski'de terörist diye kaçakçı köylülerin bombalanması gibi... Teröristler elini kolunu sallayarak geçer, birileri göz yumar. İhale size kalır.

Haliç'e, Boğaz'a ya da Adalar'a giderseniz böyle bir çok tuzağın kurulduğunu görürsünüz.

O meşum gece Büyükada'da yapılan toplantı da, sonrasında özel hazırlandığı çok belli tuzak toplantı da böyle. Bunun için alakalı alakasız bir kaç aktivist, aralarına serpiştirilmiş kriptolar ve bu yeme teşne veya kör sazanlar yeterli. Gelsin hukuksuzluğumuz, gitsin ahmaklığımız... Uluslararası sistemde düştüğümüz durum da cabası.

Günlerce medya üzerinden belge niteliği taşımayacak paçavraları tartışarak dikkatimizi dağıtanları sorgulamak gerekir. Hukuk dışı delilleri dosyaya koyan, bunlar üzerinden hüküm veren kim olursa incelemeye alınmalıdır. Bunlar ya kriptodur ya da bilgi ve beceri yoksunudur. Her iki durum da memleketin aleyhine çalıştığının kanıtıdır. Varlığımızı devam ettirmenin yegane yolu; yetki verilen herkesin akıllı olması, cesaretle öne çıkması, işini hakkıyla yapması ve sonucuna toplumun katlanmasıdır.

Ağlayarak, sızlayarak, kaçarak, korkarak bu topraklarda yaşanamayacağını bilmemiz gerekiyor.

 

 

Joomla Templates by Joomla51.com