By A Web Design

Zamanı tüketmek

Zaman ne enteresan kavram değil mi? Durdurulamaz, geri alınamaz. Ama yavaşlatılabilir ya da hızlandırılabilir. Kimi için su misali akıp gider, kimi için bitmez tükenmez çiledir. Sıkıntısı olanın boğulduğu, debelendikçe bilinmeze sürüklendiği zaman dilimi, mutlu olan için her daim güneşli bir bahar günüdür. Tıpkı ömrümüzden tükettiğimiz geçen sene gibi...

Zaman, sonsuz kabul edilen evrenin, sayılamayan galaksilerinden birinin milyonlarca yıldız kümeleri arasında yer bulan Güneş Sistemi'nin orta hallice gezegeni Yerküre'nin düzen içerisindeki dönüşleriyle açıklanamaz. Sadece ölçülebilir. Çok bilinmeyenli denklem gibi, nereden nereye gideceği belli olmaz. Toplum mühendisliğini bozmak, yapılan planları boşa çıkarmak, söylenen yalanları gerçekle yüzleştirmek için çalışır. İşi bitenleri tarihe kaydeder.
Film şeridi hızlıca geri sarıldığında, bozulan dostluklar, kaybedilen dostlar, yerine gelen yeniler, dünya meşakkatiyle edilen kavgalar görülür. Her geçen an, yüzlerde kırışıklık, saçlarda beyazlık, bedende yorgunluk olarak kalır. Sonunda, tüketilen gündem maddeleri ve ömürler olur. Elde tutulamayan zaman, akmaya, önüne çıkan her şeyi değirmeninde öğütmeye, çöp sepetine atmaya devam eder.
Burada bir ikilemden söz edilebilir. Zamana karşı durmak ya da zamana uymak. Canlı cansız bütün fiziki yapılar zamana uyar, uymak zorundadır. Bedenler yaşlanır, meyveler olgunlaşır, cisimler yıpranır. İnsanların zihin dünyaları gelişir, değişir. Çağı yakalamak mecburi olmadığı için bazı fikri sabitler bu olguya direnir. İnsanlar olgunlaşıp yaşlanamadıklarında, zamanla yıpranan eşyaya dönüşür. Yaşarken miadını doldurur, işi biter. Bilimin cevap veremediği bir soru da, akıl gibi önemli bir uzva sahip olan insanoğlu neden taş gibi davranır?
İnsan, yaşadıklarını hayatına değer olarak katmayı bildiği için diğer varlıklardan farklıdır. Geçmişi hatıralarda yadederken ders almayı bilir. Geleceği ideallerde inşa ederken kazandığı tecrübesini kullanır. Daldaki meyve misali, zamanla yetişir olgunlaşır. Hala kof duruyorsa, hayatla bağı kopmuş demektir. Bitkisel hayatı yaşıyorken kendisine de insanlığa da bir faydası yoktur. Herkes, zaman tünelinde yaşadığı çağın gereklerini yerine getirmeli, insanlığa kedi çapında katkısını sağlamalıdır. Nice şan-şöhret, para-pul sahibi, hayata anlamını kazandıramadan ömrünü tamamladığı düşünülürse, vaktin ne kadar kısa ve değerli olduğu unutulmamalıdır.
Muhteşem Süleyman olmak ister miydiniz? Yaşamış, miadını doldurmuş, toprağa karışmış. Ya da zengin bir ailenin özürlü çocuğu... Her şeyiniz var ama hiçbirinin farkında değilsiniz. Eğer sağlıklıysanız ve huzurlu bir aileniz, değerli dostlarınız varsa şükredin. Yeni yılda değer verdiklenizi kaybetmemek için çaba gösterin. Zaman sizi tüketmeden, siz zamanı değecek uğraşlarla tüketin.

 

Adalı Dergisi 91. sayı - Ocak 2013

Joomla Templates by Joomla51.com